Var olmaya çalışsam da yoğun iş temposundan fırsat bulup bir türlü kendime ve siteme zaman ayıramıyorum.
Yokum biliyorum Google…

Var olmaya çalışsam da yoğun iş temposundan fırsat bulup bir türlü kendime ve siteme zaman ayıramıyorum.
Yokum biliyorum Google…
Bu yazı yazarken gurur duyduğumu açıkça belirtmek istiyorum çünkü böyle büyük bir projenin çıkması gerçekten beni heyecanlandırdı. Projenin var olduğunu duyar duymaz siteye girip ardından üye olup hemen testlere başladım. Benim gözümden kodingen;
Developerları zaman kaybından kurtaracak olan bu projede artık vakit kaybetmeye bir neden yok. Dışarıdan sadece kod editörü gibi görünse de geliştirme ortamında yok yok.
Kodingen tamamen could üzerinde çalışan ve içerisinde kendinize ait could hostingi barındıran, dışarıdan ftp hesapları eklemenize olanak sağlayan, Bespin, Codemirror, Ymacs, Pixlr, Aviary olmak üzere 5 farklı kod editörüne sahip, yazılım kısmında PHP/Ruby&Rails/Python&Django/Perl ve FastCGI‘ i destekleyen, veritabanın’da şuanlık MySQL kullanılsa da beta aşamasında olan SQLite ve PostgreSQL, kendi içindeki browserı (IE’den çok çok iyi
), ekip oluşturma, hazır uygulamaları (Başta WordPress olmak üzere, Joomla, Drupal vs.) ve SVN, git, mercurial’ı unutmamış 2009 New York City çıkışlı, 2 Türk co-founder’lı bir “Online Geliştirme Ortamı/Development Environment” projesidir.
Bir çok developer’ın ihtiyaç haline gelen kontrol edilebilirliği şimdiden çözmüşe benziyor.
Söz vermiştin ama 33 gün oldu daha yeni yazı ekliyorsun ne iş arkadaşım? Yazacaksan yaz yazmayacaksan yazma!
-Bir saniye açıklamam var!
Evet 33 gün geçti ama bu süre zarfında bir hayli önemli olan taşınma faslını aradan çıkardım. Kendi evime yerleştim (Hala tam anlamıyla yerleşemedim ama idare etmeye çalışıyorum. Açıkça söylemek gerekirse masam bile yok! Zigon sehpada çalışıyorum, aramızda
, bu hafta içinde proje yöneticimizle masa için güzel bir tasarım çizip haftaya yapımına başlıyorum tabi bir aksilik çıkmazsa. Uygulandığın da ise sitem üzerinden paylaşırım. Şunu söyleyeyim görülmemiş bir masa olacak bekleyin ve görün derim). Bitmedi bu yeterli bir mazeret değil araya Kurban Bayramı, yetiştirilmesi gereken kritik işler, evin yapılması gereken işleri vs. şeklinde bir sürü işlerle uğraştım. Gel gelelim ki ikinci yazıma. Sıkı durun başlıyorum…
2 Yıllık Söküğün Dezavantajları;
tarikcayir.com olarak yaklaşık 2,5 seneden beri faaliyet gösteremedim açıkcası gösterdim’ de gösteremedim gibi bir şey oldu. (İlk yazımda bunu dile getirmiştim) Her yazılımcının kendinesine ayıramadığı zamanlar olmuştur. Kimisi 2 gün, 2 hafta, 2 ay ve benim gibi 2 yıl. Genellikle o dönemde pek fazla sitemle ilgilenemedim. Ne kadar çabalasam da o ünlü ata sözüne uymak zorunda kaldım “Terzi kendi söküğünü dikemezmiş”. Gerçekten’ de dikemezmiş.
Bunu dezavantaj olarak görüyorum çünkü 2 yıl boyunca haftalık olarak da yazsaydım ulaşılmayı, okunmayı bekleyen bir kaç yüz tane yazım olurdu. Ayrıca yeni arkadaşlıklar ve yeni dostluklarda en önemlisi sizleri kazanabilirdim. Kısmet değilmiş olsun, bundan sonraya bol bol yazacağım için aradaki boşluğu kapatabilirim (Emin olabilirsiniz
).
“Makbulüdür kısası ziyaretin”, bir sonraki makalemde görüşmek dileğiyle. Selametle..

12 farklı tasarımın ardından terzi söküğünü dikmeye başladı. Her ne kadar söküğün tamamını dikmese’ de sağ üst köşedeki stil kaymaları, logodaki T harfi Tarık’ın T’ si değil Timeline’ nin T’si olsada ucundan dikmeye başlamak oldukça güzel.
Söküğü tamamen dikmek ve onarmak için düzenli makale yazmaya devam edeceğim. Kısa süreliğine’ de olsa sayfamda “Alışkın olduğunuz bir sayfa ‘Yapım Aşamasında’
” şeklinde yazılara rastlayabilirsiniz. 2 yıllık söküğün dez avantajları. İkinci makalemin adı da bu arada çıkmış oldu :)
Bir sonraki makalemde görüşmek dileğiyle…
Follow me on Social Media