Bir Girişimcinin Askerlikle İmtihanı – 2. Bölüm: Şafak Kaç?

Asker benimle ilgilenirken yandan hemen arkadaşı atlayıp “Şafak kaç?” dedi. Oysaki ışık hızının askeriyede kullanıldığından habersizdim. Suratıma hafif bir tebessümü kondurdum. Atarsa 166 dedim. Asker afalladı. Ne olduğunu anlayamadı. Sanki yer yarıldı da içine girdi.

Sersemledikten sonra. Bir daha sordu. Cevap yine aynı. Nasıl olur nidaları atıyordu. 180’den 14 gün çıkartıldığında 166 kalındığının anlatılması konusunda etraftakilerden yardım istedim. Asker konuya hakimdi. Kısa dönem olduğumu anladı. Çocuğun hevesi kursağında kalıyordu. Yutkunamıyordu zaar. Su içip derin derin nefes aldı.

Bu sefer sıra bendeydi. Benim sormamla beraber ışıklar çocuğun suratında patladı. Utancından olsa gerek ki yüzüme bakamıyordu. Arkadaşından öğrendim ki şafağı 299’muş.. Adam mı öldürdü, yoksa başka bir günah mı işledi bilmiyorum. Klişelere önceden hazırlıklıydım. Bu poşetin ve çuvalın kendi içindeki kavgasıydı. Gerçi bu kavga tek taraflıydı ama…

Evrak işleri, imzalar derken efsanevi gazinoyla tanıştım. Sahne ve orkestra efsaneydi. Yemin töreninin günü çoktan belliydi. Onu asmışlardı, not aldım. İçerisi ana, baba, hala, amca, dayı, teyze, torun, yeğen, babaanne ve bilumum akrabalarla doluydu. 27 yaşındaki genç yalağuz delikanlılar kimleri bulmuşlarsa getirmişler. Bu sırada ağır bir göndermeye maruz kalıyoruz. Gazino’da Tarkan’ın Tut kolumdan çek götür beni şarkısı çalıyor.. Gülüyorum.. Kahkaha atıyorum.. Belli ki çok eğleneceğiz.. 4 boyutlu stand up!

***

Çardağa geçiyorum. Benden önce gelenlerin atomu parçaladığını görünce içten içe mutlu oluyorum. Kimsenin hiçbir şey söylemeden uzunca bir süre oturduğumuzu hatırlıyorum. Hatta aramızdan bir kaçı hala orada oturuyordur. Kim bilebilir? Kimse bir şey söylemiyor.. Neden orada oturuyorsunuz da denilmiyor. Giderek kalabalıklaşıyoruz. Sigaralar içiliyor. Beyinlere nikotin veriliyor. Askerlik bu kolay değil. Beklemek bile strese sokuyor. Ben tabii ki puro içiyorum.. Kısa dönemler asla sigara içmez!

Allah’ım bizler senin falsolu kullarınız, n’olur bizden razı ol diyorum.
Deplasmandır bu dünya’ diyor albino şeyhim İzmir’deyim stop.

1 saatlik askerlik tecrübem olmasına karşın içinde bulunulan durumdan pek rahatsızım. Anlamaya olayları çözümlemeye çalışıyorum ama nafile. Bildiğim bütün şarkılar birbirine girdi. Kahtalı Mıçı’nın Rap konseri verdiğini düşünüyorum. Orhan Gencabay ise bir Jazz üstadı..

Ortam feyizden geçilmiyor. Rütbeleri çözmeye çalışıyorum. Onbaşı, çavuş, kelebekler, çizgiler ve görüntü gidiyor. Siyah ekran.

***

Bir oraya bir buraya gidiyoruz. Nereye gittiğimizden habersiz. Beyin ilk defa karşılaştığı için heyecanlı, muzip ve huysuz. Hoşuna gidiyor. Ortam kuruldu. Arkadaşlıklar edinildi. İnşallah naraları şimdiden atmaya başladı..

Bizi misafir bölüğü karşılıyor. Herkesin çavuş olduğu, raconların peşin hükümlerle kesildiği bölük. Herkes birbirine benziyor. Adeta çavuşluk merkezi. Teskere tişörtlerini görünce midem bulanıyor. Tasarımdan yoksun, atarlı sözlerin yazıldığı ve şafakların konuştuğu iğrenç ötesi tişörtler. Aklıma geldikçe midem bulanıyor. Gözlerim reviri arıyor ama bulamıyor…

Giderek artıyoruz. Birer, ikişer, üçer, beşer, onar. Küçük gruplar şeklinde toplanıyoruz. Çavuşlar sürekli “Ailesine haber vermeyen varsa arasın haber versin” uyarıları yapıyor. Bununla motive oluyor insan. İyi hissettiriyor.

Yemek vakti geliyor. Akşam yemeğini görünce insan olduğunu değer verildiğini anlıyorsun. İşte o anda Burcu Tatlıses’e selamı çakıp beni burdan göndermeyin diyorum. En korkulan, üzerine efsane hikayelerin yazıldığı konu yemek! Yemeği yemek şirketi yapıyor, üstüne üstün servisini tatlı mı tatlı ablalar veriyor..

***

Yemekten sonra benim için zaman durdu. Cilveleşiyor. Üstümüzden birbiri ardına uçaklar geçiyor. Gürültüye maruz kalıyoruz. Zaman geçtikçe insan oğlu her şeye alışıyor. Uçaklara, içinde bulunduğun duruma ve çocuklara. Duymuyoruz. Ta ki inen uçakların sayılarını duyana dek. Sayıyorlar. Vakit geçirmek için. Hiç durmadan, sektirmeden ve unutmadan. Hafızaları güçlü.

Harun aceleci..

Yazıyı beğendiysen sosyal medya hesaplarında paylaşabilirsin ⚡

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.